Wednesday, February 13, 2008

akvaryumda bitki, bitkili akvaryum demek mi?

Uzun süredir vakit bulamadığımdan akvaryumla ilgili yazamıyorum. Önce son durumun bir görüntüsünü koyayım:



Çok sağlıklı bitkilerim olmasına rağmen akvaryumum düşündüğüm gibi bir bitkili akvaryum olmadı. Bir tarzı, kimliği yok maalesef. Başlangıçta kendimi tutamadığımdan çok çeşitli bitkiler aldım, şimdi bunları çıkarmaya kıyamıyorum. Uzayan yapraklar bir zemin bitkisine izin verme sınırını çoktan aştılar. Bitkilerin hepsini söküp baştan bir tasarımı gözüm yemiyor.

Balıklardan da memnun değilim :( Eğer akvaryumu birbirine katmadan yakalayabileceğimi bilsem hemen serpae tetraları çıkartırdım. Aslında çok güzel görünümlü kırmızı balıklar ama saldırganlar. Akvaryuma tetralar dışında balık girmesine izin vermiyorlar. Kuyrukların baş düşmanları, tırtıkçılar.

Bazen tetraları çıkartıp yerlerine cüce cichlid koyayım diyorum ama hem dediğim gibi akvaryumu dağıtmaktan korkuyorum hem de Çanakkale'de istediğim balıklar yok. Hoş bu benim için sorun değil Ankara veya İstanbul'a gitmek için bahane bulmak kolay. Cüce cichlidlerin yumurtlamaları, arada nadiren de olsa yavru balık görebilme heyecanı tetralarla kıyaslanmaz bir mutluluk olsa gerek. Tetraların da sürü halinde gezmeleri güzel ama zamanla akvaryuma alışıyor ve bitkiler arasında kayboluyorlar. Bitkili akvaryumda insanın gözü pek balık aramıyor işin doğrusu.



Balık konusunda bir diğer alternatif yine tetraları çıkartıp yerlerine discus koymak olabilir. Bir ay kadar üç küçük discus'a hiç yem yediremediğimi düşününce bu pek çekici bir fikir gibi gelmiyor kulağıma ama içimden bir ses de daha büyük boy discuslarda tekrar şansımı demememi öneriyor. En gösterişli balıklardan biri discuslar:



Son bir alternatif olarak tüm balıkları çıkartıp (nasıl olacaksa artık) akvaryumu karides akvaryumuna çevirmek var aklımda. Harika renkleri olan karidesler var ama çok pahalılar. Bir discusa 200 lira vermek çok gelmiyor ama 1cm'lik bir karidese 5 lira gözümü korkutuyor açıkçası. Çanakkale'de bulunmadıklarını da bilmem yazmama gerek var mı?



Bir aya kalmaz alternatiflerden birini hayata geçirmiş olurum sanırım.

Sunday, January 6, 2008

CO2'nin PH'a etkisi

Az önce akvaryum suyundan yarım litre su alıp içine azoo marka bir CO2 tableti attım. Tablet tamamen çözülene kadar bekledim. Suyun ph'ını ilk ölçtüğümde 8.03 çıkmasına rağmen (evet 8 çıktı :(() CO2 tabletinden sonra 7.8 ph ölçtüm. Benim akvaryumda 300 litreden fazla su olduğuna göre benzer bir etkinin benim akvaryumda olması için 600 tablet kullanmam lazım :) ki bu kadarlık bir etki hiç işime yaramaz. ph'ın 1 düşmesi için yaklaşık 3000 tablet gerekiyor, bu hesaba göre.

Bu iş CO2 tabletiyle olmayacak, anlaşıldı.

Ph-metre aldım, başıma dert aldım :(

Hem bitkilerin gelişimlerinden hem de balıkların durumlarından oldukça memnundum. Aylardır hiç balık kaybetmediğim gibi bitkilerim de sürekli büyüyorlardı. 130*50*60(h) boyutlarındaki akvaryumumda aydınlatmayı da 6'dan 8 floresana çıkarmıştım bir kaç gün önce. Akvaryum bürüt 390 litre, 50 litre aquaclay var, taş bitki filan derken neredeyse litreye bir watt aydınlatma yapıyor olduğumdan akvaryumumdaki hayatın dikensiz gül bahçesi olduğunu düşünüyordum. Balıklar için 15 kadar çeşitli yem, bitkiler için organik karbon, sıvı ve tablet gübre kullanıyor olduğumdan hiç bir problem olamazmış gibi geliyordu bana.

Geçen gün gittigidiyor.com'dan bir ph metre aldım. Okulda kalibrasyonunu yaptırdıktan sonra ilk iş akvaryumun ph'ını ölçmek oldu. İşin doğrusu 7.83 değerini görünce yıkıldım. 6 civarında olması gereken ph değeri neredeyse 8 olunca akvaryumda nur topu gibi bir problemim oldu. Çeşme suyu bile 7 ph çıkarken içinde tetraların ve bitkilerin olduğu akvaryumda nasıl 7.83 ph olur?

Aklıma ilk gelen şey su değişimlerinde kullandığım suyun değerinin normalden çok yüksek olduğu oldu. Daha iyi su kullanmak için su değişimlerini dağ suyu denilen bir suyla yapıyordum, oradan aldığım suyun ph'ına baktığımda 7 civarında olduğunu gördüm. Zeminde kullandığım malzeme de ph'ı yükseltiyor olamayacağından aklım iyice karıştı. Su ürünleri fakültesinden bir arkadaş akvaryumun karbon ihtiyacını organik karbonla değil de CO2 ile karşılamayı denersem ph'ın düşeceğini söyledi. Bu fikir benim de aklıma yattı. Mayalı sistemle CO2 üretim bunu akvaryuma vermek bana güzel gelmiyor (ne demekse artık). CO2 tüpleri de eğer ph kontrol üniteleriyle birlikte alınırsa (başka türlüsü mantıklı değil) oldukça pahalıya geliyor. Orta halli bir çözüm olarak küçük CO2 ünitelerinden birini almayı planlıyorum. Birazdan elimdeki CO2 tabletlerinin ph'a etkisi üzerinde bir küçük deney yapacağım.

Keşke ph metreyi almamış ve akvaryumumda herşeyin iyi olduğu yanılgısına geri dönebilecek olsam :(

Sunday, December 30, 2007

Aponogeton Ulvaceus Üretimi - 5

Olmadı ;(

Bayram iznine bir haftalığına gittiğim Ankara'dan döndüğümde çiçeklerin saplarının erimiş ve suya düşmüş olduklarını gördüm. Haliyle çiçekler de suya girmiş ve bozulmuşlar. Ben de sapları köke yakın bir yerden kestim. Bakalım yeni çiçekler ne zaman açacak.

Friday, November 30, 2007

Aponogeton Ulvaceus Üretimi - 4

Tohumlanma sağlanan çiçeklerden düşecek tohumlar akvaryumun içinde kaybolup gitmesin diye bir plastik tabağı kesip aşağıdaki gibi koydum. Ümidim tohumların tabağa düşmeleri yönünde. Buradan alacağım tohumları başka bir akvaryuma (nasıl olacaksa artık) aktarıp orada büyümelerini sağlamak istiyorum. Tek kötü yanı ışığı kesmesi :(



Bu da çiçeğin yakın çekim görüntüsü:



Biraz büyümüş mü ne?

Thursday, November 29, 2007

mutlu haber

Az önce çiçek tohumlarını göremeyeceğimi yazmıştım ama fotoğrafı gören Yıldırım Özdemir bakın ne yazmış:

Gözünüz aydın. Nurtopu gibi tohumlarınız oluşmaya başlamış. Çiçek üzerinde görünen yeşil pirinç gibi tanecikler ogunlaşarak kendiliğinden suya düşene kadar rahatsız etmeyin, suya düşürmemeye özen gösterin. Bir çiçekten yaklaşık 20-25 kadar tohum elde edebilirsiniz.

Pek sevindim bu habere :) :)

Aponogeton Ulvaceus Üretimi - 3

Dünkü denemenin sonucunda hemen birşey göremeyeceğimi bilsem de merakıma engel olamıyorum. Bir kaç kere akvaryumun kapağını kaldırıp baktım sanki çiçekte tohumları görebilecekmişim gibi. Bir hafta kadar bir şey göremeyeceğim galiba. Sabır.

Wednesday, November 28, 2007

Aponogeton Ulvaceus Üretimi - 2

Aponogeton Ulvaceus Üretimi sanki ilk balıklarımdan yavru alacakmışım gibi heyecanlandırdı beni. İlk defa bir bitkinin çoğalması için ona su altı bitkisiymiş gibi davranmam gerekmiyor. En kötü tarafı ise çiçekleri görebilmek için akvaryumun üzerindeki ağır kapağı kaldırmak zorunda olmam.

Bu akşam çiçekler ne durumda diye baktığımda bana iki çiçekte hazırmış gibi geldi ve çiçekleri salladığımda ikisinden de suyun üzerine dökülen polenleri heyecanla gördüm;) Daha sonra bu çiçekleri birbirlerine sürttüm (bir boya fırçasından da yardım aldım). Şimdi beklemedeyim artık. Son durum şöyle (iki çiçek de suyla temas etmiyor):



Akvaryumun cepheden görüntüsü de bu:

Tuesday, November 27, 2007

Aponogeton Ulvaceus Üretimi

Akvaryum.com üyesi olmayanlar için bu bitkinin üretimiyle ilgili bilgiyi buraya da not edeyim. Okumak isteyenler başlığı bu adresten de okuyabilirler.

Foruma sorduğum soruya Yıldırım Özdemir aşağıdaki cevabı verdi:

Aponogeton türleri çiçek üzerinden tohum elde etmek suretiyle oldukça kolay şekilde çoğaltılabilir. Bu çiçeklerden tohum elde edilebilmesi için öncelikle birden fazla çiçeğin mevcut olması gereklidir. Bu çiçeklerin kesinlikle su seviyesinin üzerinde, ıslatılmadan tutulması gerekmektedir, aksi takdirde polenler dökülecektir. Sağlam çiçeklerin mevcudiyeti durumunda iki farklı çiçek birbirine sürtülerek çapraz döllenme yapay yollarla sağlanmalıdır. Bu aşamadan sonra birkaç gün beklemeniz gerekir. Bir süre sonra çiçeklerin üzerindeki beyaz tanelerin yeşerip, içlerinden bazılarının büyümeye başladığını fakedeceksiniz. Bu aşamada tohumlar oluşmaya başlamış demektir. Bu süreç te yaklaşık bir hafta kadar sürmektedir. Olgunlaşmaya başlamış olan tohumları çiçeğin üzerinde bir salkım şeklinde farkedeceksinizdir. Bu salkım içinden gelişimini tamamlamış olan tohumların kabuğu çatlayıp suyun içine küçük yeşil soğancıklar dökülecektir. Sudan ağır olduklarından doğrudan zemine düşerler ve bir gün içinde içinden kök çıkarıp, iki-üç gün sonra da ilk yaprağını vermeye başlayacaktır. Tekrar hatırlatmam gerekirse çiçeğin açtığı günden tamamen kuruduğu güne kadar suya değmemesini sağlamanız gerekmektedir. Ayrıca bir başka olumsuz faktör de bu tohumların çok taze olması nedeniyle iri vatoz türleri tarafından yenilebileceğidir. Tohumun aşağıda birkaç kök ve bir iki yaprak vermesini görmenizin ardından bitkiyi yerinden söküp suyun yüzerine bırakmanız bitkinin çok hızlı yaprak vererek daha hızlı gelişmesine yardımcı olacaktır.

Bekliyorum, umarım ikinci çiçeğim ilki kurumadan hazır olur.

Çiçeklerin son hali şöyle:

Monday, November 26, 2007