Eskiden su üstü bitkisi denince aklıma sadece su mercimeği gelirdi. Çok hızlı üreyen ve akvaryumun ışığını kesen bir bitki olduğundan ilk tecrübeden sonra hepsini toplayıp atmıştım. Karides bakmaya başladıktan sonra bu hayvanların su yüzeyine yakın bölgelere çıkıp bir süre burada kaldıklarını gördüm. Balıklardan tecrübem böyle bir şeyin su değerlerinin iyi olmadığını gösterse de karideslerin büyük bölümünün aşağılarda normal hayatlarına devam ettirmelerinden şüphelendim. Kopan bir yaprağın üzerinde toplandıklarını görünce dedim bunlara bir su üstü bitkisi alayım.
Bir su sümbülü ve bir kaç su marulu aldım bu sefer. Bu bitkiler karidesler için sayfiye yeri gibi oldu. Bir süre bu bitkilerin köklerine tutunup duruyorlar sonra normal hayatlarına devam ediyorlar. Akvaryum küçük olsaydı su değerlerine de faydası olurdu eminim bitkilerin ama 400 litre için 3-4 kök bitkinen kayda değer bir faydası olmaz herhalde.
Showing posts with label karides. Show all posts
Showing posts with label karides. Show all posts
Friday, July 13, 2012
Sunday, July 8, 2012
Karidesler kurutulmuş yaprakları yiyor mu?
Karidesevi'nden aldığım kurutulmuş ceviz, fındık ve yeni dünya yapraklarını yiyecekler mi diye merak ediyordum. İlk deneme şaşırtıcı oldu; yıkayıp akvaryuma bıraktığım yapraklar batmadılar bile. Bir kaç saat içinde hepsi battı elbette. Yukarıdaki fotografta arkada görünen yapraklar bir hafta içinde önde gördüğünüz gibi liflerine ayrılmış bir hale geldiler zamanla.
Faydası var mı bilmiyorum ama karidesler bu yaprakları yiyor ;)
Wednesday, June 27, 2012
Karideslerin kabuk değişimi
Akvaryumda karides bakmaya başlayınca en çok dikkatimi çeken şey ilk günden sonra akvaryumu kaplayan karides ölüleri oldu. Yukarıdaki fotograftaki gibi içi boş karides kabuklarını akvaryumun her yanında görünce insan ister istemez tedirgin oluyor. Küçücük canlıların arasından yer değiştirmeye uyum sağlayamayanlar olacağını tahmin ediyordum ama gördüğüm manzara gerçekten kötüydü.
Meğer bu keratalar su değerlerinde değişiklik olunca yapıyorlarmış bunu. Birini kabugunu bir bitki yaprağında değiştirirken görünce anladım mevzuyu ;) İnternete bakınca bu kabukları daha sonra yediklerini okumasam bile koca akvaryumdan toplamazdım onları ama yine de kabukların da işe yaradığını öğrenmem iyi oldu.
Siz de tedirgin olmayın bu olaydan.
Saturday, June 16, 2012
Melekten Karidese geçiş
Yıllar önce küçücük aldığım 7 melek balığından elimde kalan son çifti geçen gün elimden çıkardım. Hemen hemen her yedi günde bir yumurtlayan bu çiftten hiç yavru alamamış olsam bile formları çok düzgün balıklardı ve ben de çok alışmıştım onlara. 400 litrede bir çift olarak yaşadıklarından çok huzurlu hayvanlardı ama yanlarındaki cüce vatozların yavrularını da avlıyorlardı. Ayrılık zor oldu ama onların yerine aldığım karidesler de pek hoşuma gitti.
Umarım onların yavrularını görebilirim.
Sunday, June 10, 2012
Çanakkale Akvaristler buluşması - 2
Şubat ayında biraraya geldiğimiz ekipten neredeyse kimsenin olmadığı bu buluşma kordonda Takıl Kafe'de gerçekleşti. Katılanların yarısı bitkili akvaryum meraklısı olması gevezeliğin daha çok o tarafta dönmesine neden oldu. Benim haricimde önemli bir çoğunluk dalgıçlıkla da ilgiliydi. Birlikte dalma planları yaptılar. Ben de buluşmaya katılan arkadaşlardan Şenol'la anlaşıp evdeki akvaryumumu karides akvaryumuna dönüştirmeye karar verdim. Perşembe veya cuma gününe kadar elimdeki bir çift meleği verip 100 kadar karides almış olacağım. Keşke meleklerden yavru alabilmiş olsaydım ama olmadı.
Bundan sonra 400 litfrde karides bakacağım bakalım nasıl olacak.
Wednesday, February 13, 2008
akvaryumda bitki, bitkili akvaryum demek mi?
Uzun süredir vakit bulamadığımdan akvaryumla ilgili yazamıyorum. Önce son durumun bir görüntüsünü koyayım:

Çok sağlıklı bitkilerim olmasına rağmen akvaryumum düşündüğüm gibi bir bitkili akvaryum olmadı. Bir tarzı, kimliği yok maalesef. Başlangıçta kendimi tutamadığımdan çok çeşitli bitkiler aldım, şimdi bunları çıkarmaya kıyamıyorum. Uzayan yapraklar bir zemin bitkisine izin verme sınırını çoktan aştılar. Bitkilerin hepsini söküp baştan bir tasarımı gözüm yemiyor.
Balıklardan da memnun değilim :( Eğer akvaryumu birbirine katmadan yakalayabileceğimi bilsem hemen serpae tetraları çıkartırdım. Aslında çok güzel görünümlü kırmızı balıklar ama saldırganlar. Akvaryuma tetralar dışında balık girmesine izin vermiyorlar. Kuyrukların baş düşmanları, tırtıkçılar.
Bazen tetraları çıkartıp yerlerine cüce cichlid koyayım diyorum ama hem dediğim gibi akvaryumu dağıtmaktan korkuyorum hem de Çanakkale'de istediğim balıklar yok. Hoş bu benim için sorun değil Ankara veya İstanbul'a gitmek için bahane bulmak kolay. Cüce cichlidlerin yumurtlamaları, arada nadiren de olsa yavru balık görebilme heyecanı tetralarla kıyaslanmaz bir mutluluk olsa gerek. Tetraların da sürü halinde gezmeleri güzel ama zamanla akvaryuma alışıyor ve bitkiler arasında kayboluyorlar. Bitkili akvaryumda insanın gözü pek balık aramıyor işin doğrusu.

Balık konusunda bir diğer alternatif yine tetraları çıkartıp yerlerine discus koymak olabilir. Bir ay kadar üç küçük discus'a hiç yem yediremediğimi düşününce bu pek çekici bir fikir gibi gelmiyor kulağıma ama içimden bir ses de daha büyük boy discuslarda tekrar şansımı demememi öneriyor. En gösterişli balıklardan biri discuslar:

Son bir alternatif olarak tüm balıkları çıkartıp (nasıl olacaksa artık) akvaryumu karides akvaryumuna çevirmek var aklımda. Harika renkleri olan karidesler var ama çok pahalılar. Bir discusa 200 lira vermek çok gelmiyor ama 1cm'lik bir karidese 5 lira gözümü korkutuyor açıkçası. Çanakkale'de bulunmadıklarını da bilmem yazmama gerek var mı?

Bir aya kalmaz alternatiflerden birini hayata geçirmiş olurum sanırım.
Çok sağlıklı bitkilerim olmasına rağmen akvaryumum düşündüğüm gibi bir bitkili akvaryum olmadı. Bir tarzı, kimliği yok maalesef. Başlangıçta kendimi tutamadığımdan çok çeşitli bitkiler aldım, şimdi bunları çıkarmaya kıyamıyorum. Uzayan yapraklar bir zemin bitkisine izin verme sınırını çoktan aştılar. Bitkilerin hepsini söküp baştan bir tasarımı gözüm yemiyor.
Balıklardan da memnun değilim :( Eğer akvaryumu birbirine katmadan yakalayabileceğimi bilsem hemen serpae tetraları çıkartırdım. Aslında çok güzel görünümlü kırmızı balıklar ama saldırganlar. Akvaryuma tetralar dışında balık girmesine izin vermiyorlar. Kuyrukların baş düşmanları, tırtıkçılar.
Bazen tetraları çıkartıp yerlerine cüce cichlid koyayım diyorum ama hem dediğim gibi akvaryumu dağıtmaktan korkuyorum hem de Çanakkale'de istediğim balıklar yok. Hoş bu benim için sorun değil Ankara veya İstanbul'a gitmek için bahane bulmak kolay. Cüce cichlidlerin yumurtlamaları, arada nadiren de olsa yavru balık görebilme heyecanı tetralarla kıyaslanmaz bir mutluluk olsa gerek. Tetraların da sürü halinde gezmeleri güzel ama zamanla akvaryuma alışıyor ve bitkiler arasında kayboluyorlar. Bitkili akvaryumda insanın gözü pek balık aramıyor işin doğrusu.
Balık konusunda bir diğer alternatif yine tetraları çıkartıp yerlerine discus koymak olabilir. Bir ay kadar üç küçük discus'a hiç yem yediremediğimi düşününce bu pek çekici bir fikir gibi gelmiyor kulağıma ama içimden bir ses de daha büyük boy discuslarda tekrar şansımı demememi öneriyor. En gösterişli balıklardan biri discuslar:
Son bir alternatif olarak tüm balıkları çıkartıp (nasıl olacaksa artık) akvaryumu karides akvaryumuna çevirmek var aklımda. Harika renkleri olan karidesler var ama çok pahalılar. Bir discusa 200 lira vermek çok gelmiyor ama 1cm'lik bir karidese 5 lira gözümü korkutuyor açıkçası. Çanakkale'de bulunmadıklarını da bilmem yazmama gerek var mı?
Bir aya kalmaz alternatiflerden birini hayata geçirmiş olurum sanırım.
Labels:
discus,
Hyphessobrycon serpae,
karides,
ramirezi
Sunday, October 28, 2007
ayni bitkilerle farklı bir görüntü
Bugün bazı bitkilerin yerlerini değiştirdim, bazılarını budadım.


Bunlarda akvarumdaki karideslerin fotografları:

Bunlarda akvarumdaki karideslerin fotografları:
Subscribe to:
Posts (Atom)






