Wednesday, November 23, 2011

Cüce vatozlar yosuna karşı işe yarıyor mu?

Bitkili akvaryumların önemli sorunlarından biri yosundur. Aydınlatmanın ve bitkiler için akvaryuma eklediğimiz besinlerin yosunlar üzerinde oldukça fazla etkisi olsa da akvaryumda yosunla mücadele edebilecek canlılar bulundurmak işe yarayacaktır. Ben bu işe yarasınlar diyerek 2 ile 4 cm arasında boyları olan 10 adet cüce vatoz besliyorum. Hiç bir işe yaramıyor olsalar bile çok severek bakacağım hayvanlar arasında yeralıyor cüce vatozlar. Bulundukları akvaryumda mutlaka üzerinde kamufle olabilecekleri kütükler bulunmalı ve gübreleme çok dikkatli yapılmalı bu yavrucakların sağlığı için.


Peki yosunla mücadelede işe yarıyorlar mı? Akvaryumumdaki bir kayanın vatozları yeni aldığım zamandaki bir görüntüsünü koydum yukarıya. Yaklaşık üç ay sonra üzeri yosunla dolu bu kayanın hali şöyle oldu:


Fotograftan yeterince belli oluyor mu bilemiyorum ama vatozlar yem yesin diye özellikle karanlıkta yemleme yapmama rağmen yosunları da çok severek yiyor keratalar. Akvaryumda melekler olduğundan karides beslemek gibi bir seçeneğim olmayınca bu sevimli canlılardan başka kolay bulunur bir seçeneğim yoktu. Belki yetişkin boya ulaştıklarında, üreme aşamasıda problem olabilir ama o zaman da onları verecek bir meraklı mutlaka bulunur eminim. Siz de pıtır pıtır gezmelerini severseniz işe yarar mı diye düşünmeyin, alın.

Tuesday, November 22, 2011

Meleklerde aile birliği


3 yıl önce aldığım küçücük 7 tane melek aradan geçen zamanda oldukça büyüdü. Tabi 400 litre akvaryumda sadece onlar ve birkaç cüce vatoz olduğundan yüzecek çok yerleri vardı ve iyi de beslendiler. Yetişkin boya ulaştıklarında eşlerini de seçtiler. 7 balık içinden büyük şans eseri 3 çift çıktı. Bölgeci hayvanlar olduklarından akvaryumun belli yerlerini sahiplendiler ve oralara bayağı sık aralıklarla yumurta döktüler. Yumurtaları diğerilerinden koruyamadıklarından ertesi güne kadar bile dayanamadı yumurtalar ama setretmesi bile çok zevkli oldu her seferinde. Evdeki akvaryum sayısını arttırmadan ve akvaryumu bölmeden yavru almak imkanı olmadığını bildiğimden geçen haftasonu bir çifti bir arkadaşıma verdim. Böylece evde sadece 5 melek kaldı.

Peki bu yazıyı neden yazıyorum? Yukarıdaki videoda yaklaşık 2 yıldır birlikte gezen ve defalarca yumurtlamış olan bir çift melek var. Videonun ortalarına doğru sağ taraftan üçüncü bir balık geliyor ama yumurtlayan çiftin erkeği kendilerini rahatsız etmeye çalışan erkeği kovalıyor. Bu sık rastlanan sahne bana da ilginç gelmemişti bu kaydı yaparken. İki erkek balık da yaklaşık aynı büyüklükte olduklarından bu dişinin neden daha az renkli olanı seçtiğini merak ediyordum. Belki daha anlayışlı olduğundandır filan (!) diye düşünüyordum.

Bu akşam daha önce görmediğim birşey oldu ve videodaki sarı dişi melek daha önce birlikte yumurta döktükleri eşiyle değil diğer erkek melekle akvaryumun başka bir köşesine yumurtladı. (Belki bilmeyenler olabilir diyerek not düşeyim; normalde melek balıkları görücü usulü ile çoğalmazlar. Bir sürü içinde kendi eşlerini seçerler ve onunla yumurtlarlar. Yani akvaryumcudan bir dişi bir de erken balık alsanız bunların çoğalması düşük ihtimaldir.) İşin daha garibi yumurtalarını döken dişi balık onları beklemesi gerekirken hiç oralı olmadı. Yumurtaları bırakıp eski eşinin olduğu bölgeye geri döndü. Elbette hayvanlarda sadakat, aldatma gibi kavramlar olmasını beklemiyorum ama yıllardır gördüğümden ve kitaplarda okuduklarımdan farklı bir durum olunca beni de şaşırttı bu olanlar.

Tam da kalan balıklardan üçünü daha akvaryumdan çıkarayım ve bir çift kalsın, onlar da yavrularını görebilsinler diye düşünürken kafamı karıştırdı keratalar. Ben seçseydim kesinlikle videodaki sarı dişiyi ve videoda kovalanan erkeği seçerdim kalmaları için. En gösterişli balıklar onlar sonuçta. Ama farklı eşleri olduğundan sadece onları bıraksam yumurtlamazlar diyordum ama bu akşam olanları gördükten sonra fikrim değişti galiba. Belki önümüzdeki haftalarda bu çiftin yavrulama maceralarını görebiliriz burada.

Tuesday, September 13, 2011

Anentome Helena


Bitkili akvaryumu olup minare salyangozundan çekmeyen yoktur herhalde. Aldığınız bitkilerin üzerindeki yumurtalarla bir kere akvaryuma bulaşınca işiniz çok zor olur. Bütün akvaryumu boşaltıp, kumları güneşte kurutup ardından yeniden kurulum yapmak bile çözüm olmayabilir bazen. Başlangıçta bir kaç tane görürsünüz, zamanla sayısı muazzam artar.

Camdan yakaladığınız birini kırıp akvaryuma atarsanız balıklarınız severek yiyeceklerdir ama o kadar fazla salyangozu ne siz yakalayabilirsiniz, ne de balıklarınız yiyebilirler. Piyasada salyangozlarla mücadele için ilaçlar var ama onlar da yoğun su değişimleri gerektiriyorlar ve kesin çözüm değiller maalesef. Bitkileri ve balıkları riske atmak istemiyor insan. Bir diğer alternatif de salyangoz yediği söylenen balıkları denemek. Bunlarla başarılı sonuçlar alanlar olduğunu okudum ama bende durum hep o kerataların akvaryumdaki balıklara verdiğim yemlerle beslenip salyangozlara dokunmamaları yönünde oldu.

Akvaryumun olduğu odada ışıkları söndürdükten bir süre sonra odanın ışıklarını açtığımda ön camdaki salyangozlardan akvaryumun içi görünmez hale geldiğinde bir de şu katil salyangozları deneyeyim dedim.  İşin doğrusu akvaryumdaki binlerce küçük minare salyangozuna karşı 4-5 katil salyangoz ne yapabilir tam bilemiyordum ama bundan başka da çarem kalmamıştı. Bu katil salyangozlar yukarıdaki fotodaki gibiler ve çok az ürüyorlar (benim akvaryumda hiç üremediler sanırım). Akvaryuma bıraktığımın ertesi günü tekrar onları görmem mümkün olmadı. Çokça bitki olduğundan ve hacim de büyük olduğundan görememem normal diye düşündüm ben de. Fazla bir ümidim olmadığından günlük salyangoz sayısında bir değişim var mı diye bakmadım, hoş baksaydım farkedebilir miydim bilmiyorum.

Yaklaşık bir ay sonra akvaryumda bir tane bile minare salyangozu olmadığını farkettim. Gittigidiyor.com'dan satın aldığım bu salyangozlar sayesinde iki yıldan fazla zamandır hiç minare salyangozu görmedim akvaryumumda. Çok nadiren bir veya iki katil salyangozu bitkiler arasında görüyorum ama bu gerçekten nadiren oluyor. Bitkilere bir zararları da olmadı bu süre içinde.

Minare salyangozuyla mücadele için başka birşey aramanıza gerek yok.

Thursday, July 14, 2011

AGA 2011




Bir yıldır hiçbir şey eklememişim bu blog'a :( Aslında uğraşlarım devam ediyor ama nedense istememe rağmen ekleyemedim birşeyler. Meleklerin yumurtlaması filan görülmeye değer şeylerdi.

Umarım bu yıl aramızdan AGA 2011'de iyi dereceler alanlar çıkar.

Sunday, November 21, 2010

AGA 2010 sonuçları

AGA 2010 sonuçları açıklandı. Bizden katılımcı sayısı her zamanki gibi çok az.

Friday, July 2, 2010

AGA 2010


Bu yılın AGA yarışması 11-14 Kasım'da Florida'da yapılacak. Kayıt yaptırın!

Wednesday, March 24, 2010

21 Mart Çanakkale Buluşmasının Ardından


Geçen yıl olduğu gibi bu yılda İstanbul'dan gelen arkadaşlarımızla güzel bir gün geçirdik. Sabah çok erken saatte başlayan turda özellikle geçen yıl gidemediğimiz yerlere gittik.

Gelmeyenler çok şey kaçırdılar!

Sunday, March 14, 2010

Bitkili Akvaryum Nasıl Taşınır, Bölüm 1: Planlama

Kısa bir süre sonra akvaryumumu taşımam gerekeceğinden bununla ilgili okuyorum. Bu hazırlıklar sırasında okuduğum güzel bir belgeyi çevireyim de işe yarasın diye düşündüm. Belge iki bölüm: planlama ve taşıma.


Bir akvaryumu taşımak bile göz korkutucu bir iş iken bitkili bir akvaryumu taşımak muazzam zordur. Çok çaba istese de herşeyi karıştırmadan ve balıklarınızdan vazgeçmeden bu işi yapmak mümkündür. Nereden mi biliyorum? Daha önceden yaptım ve tekrar yapmak üzereyim. Evet, biraz çılgınım.

Son taşımayı Haziran 2006'da yapmıştım. O zaman biri 20, diğeri 10 ve en büyüğü 29 galon hacminde üç akvaryumum vardı. Sadece bir kaç km uzağa taşındığımdan o kadar da kötü bir durum olmadı. Tankların en büyüğü olanının (29 galon hacimli) bile arabamın arka koltuğuna sığması işimi kolaylaştırdı. Yolculuk çok iyi geçti ve tek bir balığımı bile kaybetmedim.

1 Temmuzda tekrar taşınacağımdan bitkili akvaryumumu nasıl taşıyacağımı planlamam gerekiyor. Aradan geçen zamanla 10 galonluk tankın yanında diğerlerini yukarıda gördüğünüz 46 galonluk olana terfi ettirdim. İki tankta da bolca balık ve bitki olduğundan taşınma sürecinin en önemli aşamasını planlama olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin her ayrıntısını planlamanız size zamandan tasarruf ettireceği gibi bazı hayatları da kurtarmanıza da yardımcı olacaktır.

Balıkları nasıl kayıpsız taşıyacağım? Bu tekniği 2006'da denemiştim ve çalışmıştı bu yüzden yine aynı yöntemi kullanacağım. Oldukça ucuza aldığım iki büyük plastik kovayı kullanmıştım. Bu kovaları tanktan aldığım suyla ve bitki parçalarıyla doldurdum. Bu bitki parçaları kısa taşınma yolculuğu sırasında hem yiyecek olarak hem de filtrasyon için yardımcı olacaktır. Ardından balıkları yakalayıp kovalara koydum. Kulağa kolay bir işmiş gibi geliyor olabilir ama belki de en zor tarafı budur taşınmanın.

Tankları nasıl taşıyacağım?
46 galonluk bu ağır tankı dolu iken taşımanın bir yöntemi yoktur. Hatta 10 galonluk olanı bile dolu olarak taşıyamazsınız. Bu yüzden her iki tanktan da kovadaki balıkları rahat ettirebilecek kadar (ama taşınabilecek kadar hafifleyene dek elbette) su boşalttım. Su boşaltma aparatı tam da burada işe yarar. Substrat seviyesinin yaklaşık 1 cm kadar üzerinde kalacak kadar su boşaltmanın iki faydası olacaktır. Bunlardan ilki substratı ıslak tutması ve yararlı bakterilerin yaşamasına olanak vermesi diğeri ise akvaryumun taşınma sırasında hafif olmasıdır. Bitkilerin kurumasına engel olmak için onları ıslatıp doldurduğum çöp torbasını üstten bantla kapatmayı planlıyorum. 46 galonluk tank arabamın arka koltuğuna sığmadığı için diğer eşyalarımla birlikte kamyonla taşınacak.

Filitreler ve CO2 sistemleri nasıl taşınacak? Her akvaryum için birer tane olmak üzere iki adet Eheim dış filtrem var. Taşımak için vanalarını kapattıktan sonra fişlerini çektim. İçlerinde kalan su yolculuk çok uzun sürmediği sürece filtrenin içindeki yararlı bakterilerin tamamen ölmemesini sağlayacaktır.

Basınçlı CO2 sistemi için yapacağım şey ise sistemi kapatıp regülatörü çıkartmak olacaktır. En önemli şey CO2 tankının güvenli olarak taşınmasıdır. CO2 tanklarının düştüğü ya da aracın içinde açıldığı çokça korku hikayesi duyduğumdan CO2 tankının güvenli bir şekilde taşınması çok önemlidir.

Unutulmaması gereken diğer ayrıntılar:
  • Yaz mevsiminde olduğumuzdan herşeyin serin tutulmasına ve güneş ışığını doğrudan almamasına dikkat edilmelidir. Bu yolculuğu kış mevsiminde sıcaklık değişimleri bitkiler ve balıklar için çok daha fazla tehlikeli olacağından kışın yapmak istemezdim.
  • Tankı yavaşça ve düz bir şekilde taşıyın. Eğmek veya çapraz baskılar uygulamak kolayca kırılmalara neden olabilir.
  • Taşırken tanka ne kadar çok destek koysanız o kadar iyidir. Aracı dikkatli kullanmanız ve tankı hareket edemeyeceği şekilde desteklemeniz de gereklidir.
  • Akvaryumu taşınacağınız yerde nereye koymak istediğinizi planlayın. Yer değiştirme işini tekrar yapmak istemezsiniz! Zemini (bu kadar büyük bir tankı taşıyabilir mi?) ve su kaynağına mesafeyi de kontrol etmekte fayda var. 100 metrelik bir su hortumu kullanabilirsiniz ama daha kısasıyla uğraşmak daha kolaydır. Belki pilli bir tahliye sistemi de düşünebilirsiniz.
  • Merdiven veya keskin köşelerle uğraşmak zorunda olmamam benim şansım ama eğer siz bunlarla uğraşmak zorundaysanız tankınızın ters çevrilmeden buralardan geçip geçemeyeceğini önceden kontrol edin (aksini düşünmek bile kabus gibi).
İhtiyaç Listesi:
  • Büyük, plastik kovalar,
  • Tahliye hortumu,
  • Kaçınılmaz ıslaklıkları silmek için havlu, taşımada kullanmak için destek malzemesi,
  • Balıkları yakalamak için kepçe,
  • Tankın boyutlarına bağlı olarak plastik çöp torbası ya da ambalaj kağıdı
Herşey planlandığı gibi gidecek mi? Her zaman değil ama öncesinde hazırlık yapmak beklenmeyen riskleri en aza indirmeye yardımcı olacaktır.

Bu serinin sıradaki bölümünde taşınma gününden adım adım bahsedeceğim.

21 Mart Çanakkale Buluşması

Geçen yıl birincisi gerçekleşen akvaryum.com Çanakkale buluşmasının ikincisini 21 Mart'ta yapacağız. Çok keyifli bir buluşma olacağını tahmin ediyorum. Fotoğraflar haftaya...

Friday, November 27, 2009

AGA 2009 Sonuçları

Bu yılın AGA sonuçları açıklandı.