Sunday, November 21, 2010
Friday, July 2, 2010
Wednesday, March 24, 2010
21 Mart Çanakkale Buluşmasının Ardından
Sunday, March 14, 2010
Bitkili Akvaryum Nasıl Taşınır, Bölüm 1: Planlama
Kısa bir süre sonra akvaryumumu taşımam gerekeceğinden bununla ilgili okuyorum. Bu hazırlıklar sırasında okuduğum güzel bir belgeyi çevireyim de işe yarasın diye düşündüm. Belge iki bölüm: planlama ve taşıma.

Bir akvaryumu taşımak bile göz korkutucu bir iş iken bitkili bir akvaryumu taşımak muazzam zordur. Çok çaba istese de herşeyi karıştırmadan ve balıklarınızdan vazgeçmeden bu işi yapmak mümkündür. Nereden mi biliyorum? Daha önceden yaptım ve tekrar yapmak üzereyim. Evet, biraz çılgınım.
Son taşımayı Haziran 2006'da yapmıştım. O zaman biri 20, diğeri 10 ve en büyüğü 29 galon hacminde üç akvaryumum vardı. Sadece bir kaç km uzağa taşındığımdan o kadar da kötü bir durum olmadı. Tankların en büyüğü olanının (29 galon hacimli) bile arabamın arka koltuğuna sığması işimi kolaylaştırdı. Yolculuk çok iyi geçti ve tek bir balığımı bile kaybetmedim.
1 Temmuzda tekrar taşınacağımdan bitkili akvaryumumu nasıl taşıyacağımı planlamam gerekiyor. Aradan geçen zamanla 10 galonluk tankın yanında diğerlerini yukarıda gördüğünüz 46 galonluk olana terfi ettirdim. İki tankta da bolca balık ve bitki olduğundan taşınma sürecinin en önemli aşamasını planlama olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin her ayrıntısını planlamanız size zamandan tasarruf ettireceği gibi bazı hayatları da kurtarmanıza da yardımcı olacaktır.
Balıkları nasıl kayıpsız taşıyacağım? Bu tekniği 2006'da denemiştim ve çalışmıştı bu yüzden yine aynı yöntemi kullanacağım. Oldukça ucuza aldığım iki büyük plastik kovayı kullanmıştım. Bu kovaları tanktan aldığım suyla ve bitki parçalarıyla doldurdum. Bu bitki parçaları kısa taşınma yolculuğu sırasında hem yiyecek olarak hem de filtrasyon için yardımcı olacaktır. Ardından balıkları yakalayıp kovalara koydum. Kulağa kolay bir işmiş gibi geliyor olabilir ama belki de en zor tarafı budur taşınmanın.
Tankları nasıl taşıyacağım? 46 galonluk bu ağır tankı dolu iken taşımanın bir yöntemi yoktur. Hatta 10 galonluk olanı bile dolu olarak taşıyamazsınız. Bu yüzden her iki tanktan da kovadaki balıkları rahat ettirebilecek kadar (ama taşınabilecek kadar hafifleyene dek elbette) su boşalttım. Su boşaltma aparatı tam da burada işe yarar. Substrat seviyesinin yaklaşık 1 cm kadar üzerinde kalacak kadar su boşaltmanın iki faydası olacaktır. Bunlardan ilki substratı ıslak tutması ve yararlı bakterilerin yaşamasına olanak vermesi diğeri ise akvaryumun taşınma sırasında hafif olmasıdır. Bitkilerin kurumasına engel olmak için onları ıslatıp doldurduğum çöp torbasını üstten bantla kapatmayı planlıyorum. 46 galonluk tank arabamın arka koltuğuna sığmadığı için diğer eşyalarımla birlikte kamyonla taşınacak.
Filitreler ve CO2 sistemleri nasıl taşınacak? Her akvaryum için birer tane olmak üzere iki adet Eheim dış filtrem var. Taşımak için vanalarını kapattıktan sonra fişlerini çektim. İçlerinde kalan su yolculuk çok uzun sürmediği sürece filtrenin içindeki yararlı bakterilerin tamamen ölmemesini sağlayacaktır.
Basınçlı CO2 sistemi için yapacağım şey ise sistemi kapatıp regülatörü çıkartmak olacaktır. En önemli şey CO2 tankının güvenli olarak taşınmasıdır. CO2 tanklarının düştüğü ya da aracın içinde açıldığı çokça korku hikayesi duyduğumdan CO2 tankının güvenli bir şekilde taşınması çok önemlidir.
Unutulmaması gereken diğer ayrıntılar:

Bir akvaryumu taşımak bile göz korkutucu bir iş iken bitkili bir akvaryumu taşımak muazzam zordur. Çok çaba istese de herşeyi karıştırmadan ve balıklarınızdan vazgeçmeden bu işi yapmak mümkündür. Nereden mi biliyorum? Daha önceden yaptım ve tekrar yapmak üzereyim. Evet, biraz çılgınım.
Son taşımayı Haziran 2006'da yapmıştım. O zaman biri 20, diğeri 10 ve en büyüğü 29 galon hacminde üç akvaryumum vardı. Sadece bir kaç km uzağa taşındığımdan o kadar da kötü bir durum olmadı. Tankların en büyüğü olanının (29 galon hacimli) bile arabamın arka koltuğuna sığması işimi kolaylaştırdı. Yolculuk çok iyi geçti ve tek bir balığımı bile kaybetmedim.
1 Temmuzda tekrar taşınacağımdan bitkili akvaryumumu nasıl taşıyacağımı planlamam gerekiyor. Aradan geçen zamanla 10 galonluk tankın yanında diğerlerini yukarıda gördüğünüz 46 galonluk olana terfi ettirdim. İki tankta da bolca balık ve bitki olduğundan taşınma sürecinin en önemli aşamasını planlama olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin her ayrıntısını planlamanız size zamandan tasarruf ettireceği gibi bazı hayatları da kurtarmanıza da yardımcı olacaktır.
Balıkları nasıl kayıpsız taşıyacağım? Bu tekniği 2006'da denemiştim ve çalışmıştı bu yüzden yine aynı yöntemi kullanacağım. Oldukça ucuza aldığım iki büyük plastik kovayı kullanmıştım. Bu kovaları tanktan aldığım suyla ve bitki parçalarıyla doldurdum. Bu bitki parçaları kısa taşınma yolculuğu sırasında hem yiyecek olarak hem de filtrasyon için yardımcı olacaktır. Ardından balıkları yakalayıp kovalara koydum. Kulağa kolay bir işmiş gibi geliyor olabilir ama belki de en zor tarafı budur taşınmanın.
Tankları nasıl taşıyacağım? 46 galonluk bu ağır tankı dolu iken taşımanın bir yöntemi yoktur. Hatta 10 galonluk olanı bile dolu olarak taşıyamazsınız. Bu yüzden her iki tanktan da kovadaki balıkları rahat ettirebilecek kadar (ama taşınabilecek kadar hafifleyene dek elbette) su boşalttım. Su boşaltma aparatı tam da burada işe yarar. Substrat seviyesinin yaklaşık 1 cm kadar üzerinde kalacak kadar su boşaltmanın iki faydası olacaktır. Bunlardan ilki substratı ıslak tutması ve yararlı bakterilerin yaşamasına olanak vermesi diğeri ise akvaryumun taşınma sırasında hafif olmasıdır. Bitkilerin kurumasına engel olmak için onları ıslatıp doldurduğum çöp torbasını üstten bantla kapatmayı planlıyorum. 46 galonluk tank arabamın arka koltuğuna sığmadığı için diğer eşyalarımla birlikte kamyonla taşınacak.
Filitreler ve CO2 sistemleri nasıl taşınacak? Her akvaryum için birer tane olmak üzere iki adet Eheim dış filtrem var. Taşımak için vanalarını kapattıktan sonra fişlerini çektim. İçlerinde kalan su yolculuk çok uzun sürmediği sürece filtrenin içindeki yararlı bakterilerin tamamen ölmemesini sağlayacaktır.
Basınçlı CO2 sistemi için yapacağım şey ise sistemi kapatıp regülatörü çıkartmak olacaktır. En önemli şey CO2 tankının güvenli olarak taşınmasıdır. CO2 tanklarının düştüğü ya da aracın içinde açıldığı çokça korku hikayesi duyduğumdan CO2 tankının güvenli bir şekilde taşınması çok önemlidir.
Unutulmaması gereken diğer ayrıntılar:
- Yaz mevsiminde olduğumuzdan herşeyin serin tutulmasına ve güneş ışığını doğrudan almamasına dikkat edilmelidir. Bu yolculuğu kış mevsiminde sıcaklık değişimleri bitkiler ve balıklar için çok daha fazla tehlikeli olacağından kışın yapmak istemezdim.
- Tankı yavaşça ve düz bir şekilde taşıyın. Eğmek veya çapraz baskılar uygulamak kolayca kırılmalara neden olabilir.
- Taşırken tanka ne kadar çok destek koysanız o kadar iyidir. Aracı dikkatli kullanmanız ve tankı hareket edemeyeceği şekilde desteklemeniz de gereklidir.
- Akvaryumu taşınacağınız yerde nereye koymak istediğinizi planlayın. Yer değiştirme işini tekrar yapmak istemezsiniz! Zemini (bu kadar büyük bir tankı taşıyabilir mi?) ve su kaynağına mesafeyi de kontrol etmekte fayda var. 100 metrelik bir su hortumu kullanabilirsiniz ama daha kısasıyla uğraşmak daha kolaydır. Belki pilli bir tahliye sistemi de düşünebilirsiniz.
- Merdiven veya keskin köşelerle uğraşmak zorunda olmamam benim şansım ama eğer siz bunlarla uğraşmak zorundaysanız tankınızın ters çevrilmeden buralardan geçip geçemeyeceğini önceden kontrol edin (aksini düşünmek bile kabus gibi).
İhtiyaç Listesi:
- Büyük, plastik kovalar,
- Tahliye hortumu,
- Kaçınılmaz ıslaklıkları silmek için havlu, taşımada kullanmak için destek malzemesi,
- Balıkları yakalamak için kepçe,
- Tankın boyutlarına bağlı olarak plastik çöp torbası ya da ambalaj kağıdı
Herşey planlandığı gibi gidecek mi? Her zaman değil ama öncesinde hazırlık yapmak beklenmeyen riskleri en aza indirmeye yardımcı olacaktır.
Bu serinin sıradaki bölümünde taşınma gününden adım adım bahsedeceğim.
Bu serinin sıradaki bölümünde taşınma gününden adım adım bahsedeceğim.
21 Mart Çanakkale Buluşması
Geçen yıl birincisi gerçekleşen akvaryum.com Çanakkale buluşmasının ikincisini 21 Mart'ta yapacağız. Çok keyifli bir buluşma olacağını tahmin ediyorum. Fotoğraflar haftaya...
Friday, November 27, 2009
Monday, August 17, 2009
Saturday, June 20, 2009
Akvaryum Fotoğrafçılığında Flaş Lambası Kullanımının Yararları
Her sualtı tasarımının bir hayat döngüsü vardır; olgunlaştıktan sonra düşüşe geçecektir. Hatırasını saklamanın tek yolu olgunlaştığında fotoğraflamaktır. Piyasadaki makinelerin pozlama ve renk düzeltme ayarları çok detaylı olduğundan genellikle varolan akvaryum ışığı ve bir el kamerası kullanılarak kabul edilebilir fotoğraflar çekmek mümkün olsa da profesyonel ihtiyaçlarımız için ışık kaynağı olarak akvaryumun kendi aydınlatması yerine bir ışıkkutusuna ve flaşa ihtiyacımız olacaktır.
Fotoğraf çekerken tankın aydınlatmasını kullanmanın bazı kısıtlamaları vardır:
1) Bitkili tankların tüm aydınlatmalarının arasında en güçlü parlaklığa sahip olanı HQI (metal halide)'dır. Bununla birlikte, HQI kullanarak fotoğraf çekerken doğru pozlamayı yakalamak için obtüratör hızı (shutter speed) ISO200 altında sadece 1/60s'ye ayarlanabilir. Diyafram açıklığı da F5.6 olmalıdır. Bu ayarlarla fotoğraf çekildiğinde hızlı yüzen balıkları net yakalamak çok zor olacağından sonuçta bulanık fotoğraflar ortaya çıkabilir. Eğer diyafram açıklığı F4 veya aşağısına ayarlanırsa alan derinliği çok daralır ve odaklanma bozulur. ISO'nun değiştirilmesi ise görüntüde parazite neden olur.HQI kadar güçlü bir ışık kaynağı kullanılmaması veya sıradan bir fotoğraf makinesi kullanılması daha da kötü sonuçlara yol açacaktır.
2) Renk Sıcaklığı: HQI'ın renk sıcaklığı güneş ışığınınkine yakın olduğundan fotoğraf makinesinin “Sun Light” beyaz denge ayarını kullanabiliriz ama yine de biraz fazla sıcak olacaktır. Floresan ışığı da kolayca hafif yeşillik hali oluşturabilir. Birden fazla çeşitte ışık kaynağı olduğunda durumu kontrol etmek daha da zorlaşır. Dijital kamera kontrol sistemi genel bir ayarlama yapabilse de eğer ince ayar yapmak istenirse sonucun istediğiniz gibi olması için çok çaba sarfedilmesi gerekir.
3) Parlaklık Farkı: Bu konu sualtı peyzajı fotoğrafında önemlidir. Işık kaynağının parlaklığı yeterince güçlü olmadığında onu su yüzeyine mümkün olduğunca yakın yerleştirmemiz gerekir. Bunun sonucunda ise su yüzeyinin parlaklığı ile zeminin parlaklığı farklı olur. Su yüzeyindeki parlaklığı standart olarak okuduğumuzda zemindeki parlaklık daha düşük olacaktır. (Aşağıdaki fotoğrafı inceleyin)
a. Işık kaynağının üstteki bitkiye uzaklığı = 10cm
b. Üstteki bitkinin zemine uzaklığı = 30cm
c. Işık kaynağının zemine uzaklığı = a+b = 40cm
Uzaklık oranı = parlaklık oranı
a : c = 10 : 40 = 1 : 4
Parlaklık ve uzaklık arasında ters orantı vardır, uzaklık artıkça parlaklık azalır. Bu nedenle, a mesafesindeki parlaklık c'den daha fazladır. Fotoğraftan da görülebileceği gibi üstteki bitkide fazla parlaklık olduğundan detayların kaybolmasına rağmen zeminin parlaklığı doğrudur.
Flaş kullanmanın yararları:
1) Flaş lambasının yanıp sönme aralığı çok hızlıdır; küçük boyutlu olanları 1/1000s içinde doğru parlaklığı ayarlayabilecek kadar parlayabilir, profesyonel olanlar ise 1/500s veya daha üzerinde aralıklarla parlayabilirler. Bu kadarı akvaryum fotoğrafçılığı için uygundur. Fotoğraf makinelerinin flaşlarının farklı olduklarını da bilememiz gerekir. Çoğu model sadece 1/60s veya 1/125s'ye senkronize edilebilir. En yeni modellerde 1/250s'ye senkronizasyon yapılabilir.
2) Flaş lambasının parlaklık oranı çok güçlü olduğundan istediğimiz alan derinliğini yakalamak için küçük diyafram açıklıkları kullanabiliriz. Diyafram açıklığını F16 - F22 arasına ayarlasak bile obtüratör hızı yine de 1/250s kalabilir.
3) Flaşın renk sıcaklığını konusunu dert etmemize gerek yoktur, çünkü insan güneş ışığının beyazını yaklaşık 5700K hissederken çoğu flaşın renk sıcaklığı 5700K ile 6000K arasında değişir.
4) Daha önce de söylendiği gibi elde edilen parlaklık sadece ışık kaynağının gücüne bağlı değildir, aradaki mesafenin de önemi vardır. Daha fazla uzaklık daha az parlaklık anlamına gelir. Işıkkutusu kullanmak daha düzgün dağılmış bir parlaklık elde etmeye neden olacaktır. Bunun nedeni kutunun ışık kaynağıyla su yüzeyi ve zemin arasındaki uzaklığın oranını azaltmasıdır. (Aşağıdaki resmi inceleyiniz)
A. Işık kaynağının üstteki bitkiye uzaklığı = 50cm
B. Üstteki bitkinin zemine uzaklığı = 30cm
C. Işık kaynağının zemine uzaklığı = A+B = 80cm
Uzaklık oranı = parlaklık oranı
A : C = 50 : 80 = 1 : 1.3
Yukarıdaki formülden A'nın C'ye oranı ışıkkutusu kullanmadığı durumdaki 1:4 ile karşılaştırıldığında oldukça azalmıştır. Eğer iki katı veya daha fazla yükseklikte bir ışıkkutusu oluştursak aradaki fark daha fazla kapanacak ve daha zengin fotoğraflar elde edilecektir.
Bir flaş takımı kullanmak akvaryumculuğun zor taraflarındandır. Değinmek istediğim son bir nokta daha var. Flaş lambası kullandığımızda küçük balıkları yüksek obtüratör hızında titretmeden yakalayabiliriz. Daha küçük diyafram aralığı kullandığınızda alan derinliğini genişletirsiniz. ISO 100-200 kullanarak fotoğraf kalitesinin istendiği gibi olmasını garantileyecektir.

sürü balıkları
yakın çekim
Kaynak
Fotoğraf çekerken tankın aydınlatmasını kullanmanın bazı kısıtlamaları vardır:
1) Bitkili tankların tüm aydınlatmalarının arasında en güçlü parlaklığa sahip olanı HQI (metal halide)'dır. Bununla birlikte, HQI kullanarak fotoğraf çekerken doğru pozlamayı yakalamak için obtüratör hızı (shutter speed) ISO200 altında sadece 1/60s'ye ayarlanabilir. Diyafram açıklığı da F5.6 olmalıdır. Bu ayarlarla fotoğraf çekildiğinde hızlı yüzen balıkları net yakalamak çok zor olacağından sonuçta bulanık fotoğraflar ortaya çıkabilir. Eğer diyafram açıklığı F4 veya aşağısına ayarlanırsa alan derinliği çok daralır ve odaklanma bozulur. ISO'nun değiştirilmesi ise görüntüde parazite neden olur.HQI kadar güçlü bir ışık kaynağı kullanılmaması veya sıradan bir fotoğraf makinesi kullanılması daha da kötü sonuçlara yol açacaktır.
2) Renk Sıcaklığı: HQI'ın renk sıcaklığı güneş ışığınınkine yakın olduğundan fotoğraf makinesinin “Sun Light” beyaz denge ayarını kullanabiliriz ama yine de biraz fazla sıcak olacaktır. Floresan ışığı da kolayca hafif yeşillik hali oluşturabilir. Birden fazla çeşitte ışık kaynağı olduğunda durumu kontrol etmek daha da zorlaşır. Dijital kamera kontrol sistemi genel bir ayarlama yapabilse de eğer ince ayar yapmak istenirse sonucun istediğiniz gibi olması için çok çaba sarfedilmesi gerekir.
3) Parlaklık Farkı: Bu konu sualtı peyzajı fotoğrafında önemlidir. Işık kaynağının parlaklığı yeterince güçlü olmadığında onu su yüzeyine mümkün olduğunca yakın yerleştirmemiz gerekir. Bunun sonucunda ise su yüzeyinin parlaklığı ile zeminin parlaklığı farklı olur. Su yüzeyindeki parlaklığı standart olarak okuduğumuzda zemindeki parlaklık daha düşük olacaktır. (Aşağıdaki fotoğrafı inceleyin)
a. Işık kaynağının üstteki bitkiye uzaklığı = 10cmb. Üstteki bitkinin zemine uzaklığı = 30cm
c. Işık kaynağının zemine uzaklığı = a+b = 40cm
Uzaklık oranı = parlaklık oranı
a : c = 10 : 40 = 1 : 4
Parlaklık ve uzaklık arasında ters orantı vardır, uzaklık artıkça parlaklık azalır. Bu nedenle, a mesafesindeki parlaklık c'den daha fazladır. Fotoğraftan da görülebileceği gibi üstteki bitkide fazla parlaklık olduğundan detayların kaybolmasına rağmen zeminin parlaklığı doğrudur.
Flaş kullanmanın yararları:
1) Flaş lambasının yanıp sönme aralığı çok hızlıdır; küçük boyutlu olanları 1/1000s içinde doğru parlaklığı ayarlayabilecek kadar parlayabilir, profesyonel olanlar ise 1/500s veya daha üzerinde aralıklarla parlayabilirler. Bu kadarı akvaryum fotoğrafçılığı için uygundur. Fotoğraf makinelerinin flaşlarının farklı olduklarını da bilememiz gerekir. Çoğu model sadece 1/60s veya 1/125s'ye senkronize edilebilir. En yeni modellerde 1/250s'ye senkronizasyon yapılabilir.
2) Flaş lambasının parlaklık oranı çok güçlü olduğundan istediğimiz alan derinliğini yakalamak için küçük diyafram açıklıkları kullanabiliriz. Diyafram açıklığını F16 - F22 arasına ayarlasak bile obtüratör hızı yine de 1/250s kalabilir.
3) Flaşın renk sıcaklığını konusunu dert etmemize gerek yoktur, çünkü insan güneş ışığının beyazını yaklaşık 5700K hissederken çoğu flaşın renk sıcaklığı 5700K ile 6000K arasında değişir.
4) Daha önce de söylendiği gibi elde edilen parlaklık sadece ışık kaynağının gücüne bağlı değildir, aradaki mesafenin de önemi vardır. Daha fazla uzaklık daha az parlaklık anlamına gelir. Işıkkutusu kullanmak daha düzgün dağılmış bir parlaklık elde etmeye neden olacaktır. Bunun nedeni kutunun ışık kaynağıyla su yüzeyi ve zemin arasındaki uzaklığın oranını azaltmasıdır. (Aşağıdaki resmi inceleyiniz)
A. Işık kaynağının üstteki bitkiye uzaklığı = 50cmB. Üstteki bitkinin zemine uzaklığı = 30cm
C. Işık kaynağının zemine uzaklığı = A+B = 80cm
Uzaklık oranı = parlaklık oranı
A : C = 50 : 80 = 1 : 1.3
Yukarıdaki formülden A'nın C'ye oranı ışıkkutusu kullanmadığı durumdaki 1:4 ile karşılaştırıldığında oldukça azalmıştır. Eğer iki katı veya daha fazla yükseklikte bir ışıkkutusu oluştursak aradaki fark daha fazla kapanacak ve daha zengin fotoğraflar elde edilecektir.
Bir flaş takımı kullanmak akvaryumculuğun zor taraflarındandır. Değinmek istediğim son bir nokta daha var. Flaş lambası kullandığımızda küçük balıkları yüksek obtüratör hızında titretmeden yakalayabiliriz. Daha küçük diyafram aralığı kullandığınızda alan derinliğini genişletirsiniz. ISO 100-200 kullanarak fotoğraf kalitesinin istendiği gibi olmasını garantileyecektir.

sürü balıkları
yakın çekimFlaş lambasını ışıkkutusu ile birlikte kullanmanın yine de bazı uyumsuzlukları vardır. Piyasada kullanıma hazır ışıkkutusu bulmak oldukça zor olduğundan kendi tankımıza uygun bir tanesini kendimiz yapmak zorunda kalırız. Flaş lambasının ışığı tanka ulaşmadan önce kapalı ışıkkutusu içinde farklı açılarla yansıyacağından, eğer kutu ışık sızdırırsa, güçlü ışık dış çevreyi aydınlatacak ve tankın yüzeyinden yansıtılacaktır. Elbette bazı uyumsuzlukların yanı sıra para ve zaman da harcamamız gerekir ama iyi bir fotoğraf çektiğimizde bunların hepsine değer...
Kaynak
Labels:
akvaryum_fotoğrafı,
flaş,
fotograf,
ışık_kutusu
Wednesday, May 27, 2009
Paludaryum denemeleri
Bitkili akvaryumla yeteri kadar ilgilenemediğimden ve sevgili discus'um öldüğünden acaba paludaryum'a geçiş mi yapsam diye düşünüyorum bir süredir. Paludaryumda su dışında yaşayan bitkiler için bir alan oluşturmak akvaryumu baştan kurmak anlamına geliyor. İnternet'te çok güzel arka plan örnekleri var ama elbette tamamen yeni bir kurulum insanın gözünü biraz korkutuyor. Hele daha önce hiç denemediğiniz bir şey için tüm sistemi bozmak biraz riskli. Evdekilerin beğenisi de önemli olduğundan tüm sistemi bozmak yerine şimdiki halini değiştirerek paludaryum'a benzetmeye ve nasıl görüneceğini test etmeye karar verdim. Bunu basitçe suyu azaltarak yapayım dedim. Bitkilerimin önemli bir kısmının su dışına uzayan yapraklarındaki değişimleri önceden görmüş ve beğenmiş olduğumdan basit bir kaç yer değişikliği ve su azaltması ile bir süre sabretmeye kararlıyım.


Saturday, May 9, 2009
sona doğru
Uzun süredir sağlık problemleri nedeniyle akvaryumla ilgilenemiyorum. Balık yükü pek az olduğu için bu sürede "bakmazsan dağ olur" gibi bir durum olmadı. Son durum şöyle:

Ama bir yıldan uzun süredir bende olan discus'um öldü. Pek üzüldüm buna. Yakalamayı başaramadığım tetralarımdan başka balık kalmadığına göre köklü bir değişiklik yapmama bir engel kalmadı.
Eğer beni memnun edecek bir arka fon yapabilirsem bu sefer bir paludaryum yapayım diyorum. Nette gerçekten harika örnekler var ama gerçekleştirmesi zor olacak gibi görünüyor. Bu değişim aydınlatmayı değiştirmemi gerektireceği gibi belki filtrasyonu da yenilememi gerektirebilir. Karasal alanda yaşayacak bitkiler için bir şelale yapılması gerekiyor gibi geliyor şimdilik bana.
Onunda kendine göre güzellikleri olacağı gibi şimdiye kadar karşılaşmadığım zorlukları da olacaktır elbet. Bu hobinin güzel tarafı da bu zorlukları, maceraları değil mi zaten?

Ama bir yıldan uzun süredir bende olan discus'um öldü. Pek üzüldüm buna. Yakalamayı başaramadığım tetralarımdan başka balık kalmadığına göre köklü bir değişiklik yapmama bir engel kalmadı.
Eğer beni memnun edecek bir arka fon yapabilirsem bu sefer bir paludaryum yapayım diyorum. Nette gerçekten harika örnekler var ama gerçekleştirmesi zor olacak gibi görünüyor. Bu değişim aydınlatmayı değiştirmemi gerektireceği gibi belki filtrasyonu da yenilememi gerektirebilir. Karasal alanda yaşayacak bitkiler için bir şelale yapılması gerekiyor gibi geliyor şimdilik bana.
Onunda kendine göre güzellikleri olacağı gibi şimdiye kadar karşılaşmadığım zorlukları da olacaktır elbet. Bu hobinin güzel tarafı da bu zorlukları, maceraları değil mi zaten?
Subscribe to:
Posts (Atom)





